Suşi

Ön yargılarınızdan kurtulun ve çiğ balık ve pirinç ile bütünleşmiş bu lezzeti bir deneyin!

Sushi, kuşkusuz Japonya ve Japon mutfağı denilince akla gelen ilk yemektir. Ömründe masasından hamsi ve istavrit eksik olmamış milletimizin, “çiğ balık” sendromuna karşın, aslında oldukça lezzetli olan bu yemek kuşkusuz tüm Japonya fanatiklerinin favorileri arasında. Kısaca suşi, pirinç sirkesi ile pişirilmiş ve şeker ile tatlandırılmış pirincin, çiğ balık veya diğer deniz ürünleri eşliğinde sebze ve diğer malzemeler eklenerek servis edilen bir çeşit Japon yemeğidir. Nigirizuşi, makizuşi, norimaki, inari gibi bir çok türü mevcuttur.

Peki, suşi nasıl ortaya çıkmıştır/bulunmuştur?

Suşinin tarihine şöyle bir göz atacak olursak, başlangıçta Japonlar, balığı daha uzun süre muhafaza edebilmek için mayalanan pirince sarıyorlarmış. Daha sonra da balığı pirinçten ayırıyor ve kalan pirinci de atıyorlarmış. Bu işlem oldukça yoğun tuz kullanımı gerektiriyormuş. Bu dönemdeki suşiye “nare-suşi” deniliyormuş.  Muromachi döneminde, yani MS 1300’lü yıllarda tuzlama yerine pirinci özel bir sirkeyle pişirmeye başlamışlar ve böylece tuzlamadaki ekşi tadı sağlayabilmişler. Ayrıca yine aynı dönemde, pirinci atmak yerine balıkla beraber tüketmeye başlıyorlar. Bu dönemden itibaren pirinç, eti saklamak için bir yöntem değil, etle beraber tüketilerek yeni bir yemek türüne dönüştürülüyor. Bu dönemdeki suşiye “seisei-suşi” deniliyormuş.  Günümüz suşisi ise, Hanaya Yohei (1799-1858) tarafından Edo’da, yani Tokyo’da, Edo döneminin sonlarına doğru yaratılmış. O dönemde kullanılan balıklar Edo Körfezi’nden çıkarıldığı için Edomae Suşi adı verilmiş.

Çeşitlerine gelecek olursak, belli başlıları olarak nitelendirebileceğimiz türleri Nigiri, Gunkan, Norimaki, Temaki, Oshizuşi, İnari ve Çiraşi.

Nigiri

suşiEl ile şekillendirilmiş küçük pirinç toplarının (yuvarlaktan çok dikdörtgenimsi şekil veriliyor) üzerine çiğ balık (genellikle ton balığı), çeşitli deniz mahsülleri (kalamar, ahtapot, karides gibi) veya yumurta gibi malzemeler konularak hazırlanıyor.

 

Gunkan

suşi

 

Küçük pirinç toplarının üzerine çeşitli malzemeler eklenerek ve kurutulmuş yosuna, yani noriye sarılarak hazırlanan çeşididir. En çok karşılaşılanları denizkestanesi ve çeşitli balık yumurtalarının eklendiği türleridir.

 

 

 

Norimaki 

suşiNorimaki, yani Nori roll, genellikle makizuşi olarak da görebileceğiniz en tipik ve belki de en çok tattığınız suşi çeşididir. Anlam olarak norimaki, kurutulmuş yosunla sarılmış suşi ve makizushi de sarılmış, yuvarlanmış suşidir. Pirinç, deniz mahsulleri ve çeşitli malzemeler yuvarlanarak çevresi kurutulmuş yosunla sarılır. Makizuşi ise kurutulmuş yosun veya yumurtayla da sarılabilir. Restoranlarda en sık karşılaştığınız “California Roll” bir makizuşidir.

 

Temaki

sushi

 

Temaki, koni şekline kıvrılmış norinin içine pirinç, balık ve sebzeler konularak hazırlanan çeşididir.

 

 

Oşizuşi

sushi

 

Oşizuşi, bir nevi “preslenmiş” suşidir. Oşizuşide balık, pirincin üstüne preslenir ve bu şekilde servis edilir.

 

 

 

İnarizuşi

sushi

 

 

İnarizuşi, pirincin kızartılmış tofuya doldurulmasıyla hazırlanır. İsmini; tilki, bereket, pirinç, çay ve sake tanrısı İnari’den alır. Denilidiğine göre kızartılmış tofu tilkilerin en sevdiği yiyeceklerdenmiş.

 

 

 

 

Çiraşizuşi 
Sushi

 

Çiraşizuşi, dağınık suşi anlamına gelir. Suşi pirincinin üzerine deniz mahsulleri, mantar ve sebzeler konularak hazırlanır. Herhangi bir sarma veya şekil verme işlemi yoktur.    

 

 

            Suşi çeşitlerinden sonra öğrenmeniz gereken en önemli şey, tabi ki de, suşiyi nasıl yiyeceğinizdir. Genel olarak suşi soya sosu, wasabi ve Gari denilen tatlı zencefil turşusuyla beraber servis edilir. Bu konuda ilk kez deneyecekleri wasabi ve gari konusunda uyarmamız gerekiyor. Wasabi, oldukça “acı” bir sostur; ancak Türk mutfağına özgü acılar gibi ağzınız yanmaz. Wasabinin acısı daha çok burnunuzdan ve kulaklarınızda çıkar. Özellikle uyarmalıyım ki asla ve asla “bu da neyin nesi” diyerek wasabiyi tek başına tatmaya çalışmayın!! Suşiyi biraz soya sosuna bandırarak ve az miktarda wasabiyle tatlandırarak yemelisiniz. Gariye gelince… Pek iyi anlaştığımız söylenemese de fanatikleri çoktur. İşlevi ise farklı suşi türlerini denerken bir öncekinin tadını ağzınızdan silmesidir. Yani bir suşi türüyle diğeri arasında yediğiniz gari, öncekinin tadını silerek yenisinin tadına daha iyi varmanızı sağlamaktadır. Ön yargılarınızdan kurtulup suşi cennetine müptela olmanız dileğiyle!

Bu makaleyi sevdiniz mi?