InuYasha

Anime Tanıtım

InuYasha

InuYasha

Diğer Adları: Inu Yasha

Japonca Adı: 犬夜叉

Tür: Shounen, Fantastik, Büyü, Aksiyon, Komedi

Yayımlanma Tarihi: 16/10/2000 – 13/9/2004

Bölüm Sayısı: 167

Yönetmen: Ikeda Masashi, Nishimori Akira

Senaryo: Endo Akinori, Ikeda Masashi, Sumizawa Katsuyuki, Yamada Takashi, Nakashima Rie

Animasyon: Sakuma Shinichi, Soeta Kazuhiro, Suganuma Eiji, Sato Taka

Müzik: Wada Kaoru

Dizayn: Suganuma Eiji

Orjinal Eser: Takahashi Rumiko

Firma/Stüdyo: Sunrise

Başlıca Seiyuular: Yamaguchi Kappei (Inuyasha), Yukino Satsuki (Higurashi Kagome), Hidaka Noriko (Kikyou), Takagi Motoki (Miroku), Kuwashima Houko (Sango), Watanabe Kumiko (Shippo), Narita Ken (Sesshoumaru), Morikawa Toshiyuki (Naraku)

Tapınak kızı diyebileceğimiz Kagome ailesinin koruyuculuğunu yaptığı tapınakta ailesi ile birlikte yaşayan sıradan liseli bir kızdır. Animelerde sıkça karşımıza çıkan bir ana karakterdir aslında. Kedi sevgisi olan karakterimiz Kagome bir gün kedisini kaybeder ve onu aradığı esnada eski bir kuyunun olduğu bölüme girer. Kedisini kurtarma derdinde olan Kagome bir yaratık tarafından kuyuya çekilir ve kendini bir zaman yolculuğu içerisinde bulur çünkü Kagome kendi zamanından çok öncesi bir zamana, yani 500 yıl öncesinin Japonya’sına gitmiştir. Başta, her zaman yolculuğu yapan kurbanımızın yaşayacağı şoku yaşayan Kagome kendini ana karakterimiz Inuyasha ile karşı karşıya bulur. Biraz farklı bir karşılaşma şeklidir bu, ne de olsa geldiği bu zaman Kagome’nin bildiği dönemden çok farklıdır, zira burada insanlar dışında çeşitli varlıklar da yaşamakta, yeri geldiğinde insanlar ve doğa üstü varlıklar arasında amansız mücadeleler yaşanmaktadır. Tamamıyla Kagome’nin dünyasından çok uzakta olan bu dünyanın ortasındaki yolculuğa başlamaya ramak kala Kagome ve Inuyasha da bu amansız mücadelenin ortasında kendilerini bulurlar.

InuYasha izle

Kendini yeni zamanda bulan Kagome ormanda ilerlerken ağaca oklarla mühürlenmiş, insan görünümünden çok da uzakta olmayan bir varlık bulur. Ana karakterlerimizden biri olan bu varlık yarı insan yarı iblistir aslında. Bu varlık ve durum nasıl Kagome için çok yabancısı olduğu bir durumsa, Kagome de bu dünyanın yaşayanları için oldukça farklı biridir çünkü ne giydiği kıyafet o dönemin alışkanlıklarına uymaktadır ne de konuştukları. Halk için yabancısı olduğu bu kişilik elbette ki korkutucu görünmektedir. Bu nedenle Kagome’yi bulan köylüler onu derhal köyün yaşlı rahibesinin, yani Kaede’nin bulunduğu yere getirirler. Rahibe ise Kagome’nin kılık kıyafetinden çok onun görüntüsüyle ilgilenir çünkü Kagome, yaşlı rahibenin kardeşi, yani o dönemin tapınak kızı olan Kikyou’nun reankarnasyonundan başka bir şey değildir ve bu reankarnasyonun getirisi olarak yaşlı rahibemiz Kagome’nin o ağaçta asılı duran varlığın hikayesini de bilmesi gerektiğini düşünerek o ana kadar neyin olup bittiğini bir çırpıda Kagome’ye anlatır. O oklarla ağaçta asılı duran varlık Inuyasha’dan başkası değildir ve onu oraya mühürleyen de Kikyou’dan başkası olamaz. Aslında aralarındaki ilişki nefretten daha farklıdır ama ikilimizi bu noktaya getiren olaylar dizisi de yadsınamayacak derecede önemlidir çünkü aralarındaki bağ yaşanılanlar sonucu nefrete dönüşmüş, bir intikam hikayesinden öteye geçememiştir. Zamanla hikayemiz de bu olayların etrafında şekillenir.

InuYasha izle

Hikayeyi dinleyip Inuyasha’yı görmeye giden Kagome bir saldırıya uğrar. Bunun sonucunda da yardım için Inuyasha’yı o mühürden kurtarır. Aslında Inuyasha da o yaratığın peşinde olduğu Shikon no Tama (Jewel of Souls) isimli kutsal kolyenin peşindedir. Sadece Inuyasha ve o yaratık değil, tüm dünya bu kutsal kolyenin peşindedir. Kolyeyi kötülerin eline geçmesin diye korumayı görev edinen Kagome bir gün sakarlığı sayesinde kolyenin parçalanmasına neden olur ve parçalar tüm dünyaya yayılır. Sonuç olarak da parçaları toplayıp kolyenin kötülerin eline geçmesini önlemek için Inuyasha ile Kagome derhal yola koyulur.

InuYasha

Elbette onları bu yolculuklarında yalnız bırakmayacak dostları olur. Zamanla, çeşitli olaylar sonucu tanışacakları, öksüz kalmış tilki veledimiz Shippo, sapık rahibimiz Miroku ve doğaüstü varlıkların avcısı Sango bu ikilimizle birlikte hareket edecek, ikilimizin başına gelen olaylarda onların en büyük yardımcısı olacaklardır. Aslında hikayemiz Kagome ve Inuyasha odaklı gibi görünse de tahmin edeceğiniz üzere bu beşlimiz etrafında dönmeye başlar çünkü hepsinin peşinde olduğu şey aynıdır.

Zaman yolcuğunu ele alan yapımlardan biri olan InuYasha eskiliğine rağmen yerini koruyan animelerden birisi. Bölüm çokluğuna rağmen filler bölüm içermemesi serinin sahip olduğu en güzel özelliklerden birisi. Tabi mangakasının o güzel ve etkileyici olan karakter tasarımlarından bahsetmiyorum bile. Uzun olan bir shounen yapımın en güzel yanlarından birisi karakter bolluğudur, bundan daha güzeli ise o karakter bolluğuna eklenen her yeni karakterin eski yani köklü karakterleri kadar sevilesi oluşudur.

Inuyasha ve Shippo

Inuyasha ve Shippo

InuYasha ana karakterleri yanında yan karakterleri ile sevenlerinin gönlünü fethetmeyi başarabilecek bir isim bence. Kötü karakterleri bile çekiciliğinden ödün vermemiş, çekici karakterleri yanında Shippo gibi sevimli karakterleri de yabana atılamayacak derecede sevilesi. Shippo ile Inuyasha’nın atışmaları ise serinin en eğlenceli kısımlarından birisi. Atışma derken Rin ile Jaken-sama’nın atışmaları da en az bu ikilimizinki kadar keyifli. Bunun yanında, güçlü kadın karakterleriyle de izlediğimiz çoğu shounen yapıma taş çıkartabilecek bir gücü var bu ismin. Benim için dişisiyle erkeğiyle hiçbir itici karakteri bünyesinde barındırmamış olan nadir serilerden birisidir InuYasha. Üstelik her karakterin birbirini güzelce tamamladığı sevilesi nadir yapımlardan diyebileceğimiz bir seri.

Seri dört dörtlük mü peki? Hayır, hangi seri bu kapasitede ki?! Serinin en büyük eksikliklerinden birisi kendini tekrar eden yolculukları, yani ana karakter kızımızın Kagome’nin gel gitleri seriyi biraz gözünüzde monotonlaştırabilir ama beni hiç baymadı, aksine bazı gel gitlerinde aşırı keyif aldığım olaylar oldu. Keşke her uzun serinin eksileri bunun gibi olsa. ;) Bunun yanında her shounenin kuralı olan rakibin ya da kötü adamın peşine düşen kahramanlarımızın gel gitleri, düşmanla karşılaşıp karşılaşıp yarım bırakılan dövüşler. Sonuçlansa bile yine aynı düşmanın etkilerinin devam etmesi… Gel gitler yanında finali ek seriye taşımaları bu seriyi baya az baltalayabilecek etkenlerden birisi çünkü bahsi geçen ek serinin bölüm sayısı gidişata göre görünüyor. Henüz seriyi izlemediğim için kesin şeyler söyleyemiyorum ama en kısa zamanda izleme planımda. Belki de az bölüm sayısına sahip olması iyidir, konular sakız gibi uzadıkça uzamaz. :P

InuYasha The Final Act

Siz eğer detaylı öğrenme niyetindeyseniz mangadan devam etmeniz gerekecek, zira ben arkadaşlarımdan aldığım tavsiye ile 26 bölümlük olan InuYasha: Kanketsu-hen (InuYasha: The Final Act) isimli TV serisinden devam etmeyi planlıyorum. Bu gibi 1-2 noksanlığı dışında seri yılına ve bulunduğu kategorideki çoğu yapımı geride bırakabilecek güce sahip. Sevmeyenleri de vardır elbet ama benim için tasarımıyla gönlümü çelen isimler dendiğinde seriyi bütünüyle sevmediğim halde ilk aklıma gelenlerden biri Bleach serisidir ki InuYasha’nın da bu konuda ondan aşağı kalır yanı yok, belki de bir adım önde. Elbette ki amacım seri karşılaştırması yapmak değil, zira Bleach karakterleri de tasarımlarıyla gönlümde yer edinmiş isimlerdir. Neyse, InuYasha diyorduk. Ana karakterleriyle gönlümü ayrı kazanmışken yan karakterlerini de yabana atamayacağım bir isim. Benim gibi gray tipler (gri saçlı karakterler) söz konusu olduğunda akan suları durduran bir izleyici için Sesshomaru nasıl yabana atılsın ki? Onun yanında gray olmasa da şirinliğiyle gönlünüzü fethedebilecek bir Rin unutulamaz. Onun bu şirinliğini tamamlayan Jaken ise hiç es geçilemez, hele de ikisinin Sesshomaru için olan kapışmaları. :D

Inuyasha

Jaken, Rin ve Sesshomaru

Seri fantastik olunca fantastik karakterlerle de sıkça karşılaşacağımızı az çok tahmin edebiliyorsunuzdur eminim. Ben bazı serilerin fantastik karakterlerini ayrı severim. InuYasha’nın bu tarz serilerden aşağı kalır yanı yok. Shippo diyorum ya, öylesine sevimi bir fantastik karakter ki. Onun yanında, Kirara’nın mini minnacıkken o sevilesi şekerliği yanında tehlike anlarında dönüştüğü o çekici tasarımına kim hayran kalmaz?! Her bir karakterine ayrı ayrı değinilebilecek bir isim InuYasha ama ben bunu yaparsam sayfaların da yetmeyeceği aşikar. İşte bu yüzden de aklıma en çok kazınanlara kısaca değinesim var. Hep iyilerin tarafından bahsettim sanki, bazı kötü karakterleri de yabana atmamak lazım. Rakiplerimizin ası olan Naraku’nun çekiciliği de unutulacak gibi değildi. <3

Inuyasha Naraku

Naraku

Seslendirmeni olsun, tasarımı olsun, hatta yaydığı o egzotik aurası olsun, hangi birini saysam ki? :) Kötülüğü ile yer yer beni sinir etmedi değil ama karşıma geldiği her sahnede de onu izlemekten aşırı keyif aldığımı itiraf etmem lazım. Belki de onu bana sevdiren şey Kikyou’ya olan tutkusu idi. Kikyou en sevdiğim hatun karakterlerimden birisi. Hatta ilk 5’ime bile rahatlıkla yerleştirebileceğim bir dişi. InuYasha çatısı altında izlemeyi en çok sevdiklerimdendi diyebilirim. Dedim ya, InuYasha benim için sadece ana karakterler demek değil, daha fazlası. Bu nedenle de sevdiğim nadir uzun shounenlerden birisi olup çıkıverdi. İzlememin üzerinden çok geçmesine rağmen açıp da sevdiğim sahneleri tekrar izleme isteği veren bir isim. Bu nedenle AnimeFantastica çatısı altında tanıtımlara da el atmışken ilk değinmek istediğim isimlerden birisi oldu. :)

Futari no Kimochi [OST]

Yazım boyunca hep karakterlerden, konudan ve işlenişten bahsetmişken müziklerini de unutmayalım derim ben. Açılış ve kapanışları ayrı ayrı güzelken seri içerisinde yer alan müzikler de dinlenmeyi hak edenlerden. Sahnelerle bütünleşmesi yanında seriyi noktalayıp dinlediğinizde bile size güzel hisler verebileceğine inandığım OSTlara sahip. Seri OSTları konusunda en çok hangileri gönlümü fethetti diye düşünürsem açılışlarını dinlemesi benim için ayrı bir keyifti. Belki de müzikleri güzel yapan şey karakterlerin sahip olduğu o dünyada kaybolmaktı, kim bilir? Seriye beni hangisi daha çok çekti bilmiyorum ama bence eskiler söz konusu olduğunda neden bu kadar adının geçtiğini merak ediyorsanız eğer cevap serinin kendisinde. İzleyin ve cevabı kendiniz bulun derim çünkü ben öyle yaptım. ;)

Hızlıca Paylaş!
Bu makaleyi sevdiniz mi?