Efsanevi Kılıcın Masamune’ye Ait Olduğu Doğrulandı

Kyoto Ulusal Müzesi’ne Getirilen Efsanevi Kılıcın Masamune’ye Ait Olduğu Doğrulandı

Final Fantasy VII’nin ünlü karakteri Sephiroth’un kılıcını duymuş muydunuz? Peki Soul Eater’daki “Uncanny Sword (Esrarengiz,Tekinsiz Kılıç)”un diğer ismi hiç dikkatinizi çekti mi? Eğer tüm bunların farkındaysanız, Masamune ismine de aşinasınızdır demektir.

Efsanevi Kılıcın Masamune'ye Ait Olduğu Doğrulandı

Masamune, Goro Nyudo Masamune (İsmi aynı zamanda yaptığı kılıçların ismi olarak da kullanılır.) olarak da bilinen Japonya’nın en büyük kılıç yapım ustalarından biridir. 13. yy’ın sonları ve 14.yy’ın başlarında bugünkü Kanagawa İdari Bölgesi’nde yaşadığı rivayet olunur. (Bu dönem, samuray sınıfının tüm Japonya’ya hakim olduğu Kamakura Dönemi’dir.) Masamune, kılıçlar için gerekli olan çeliğin saf olmadığı bir dönemde yaptığı üstün bir güzelliğe sahip kaliteli kılıçlarıyla ün salmıştır.

Birçok Japon demirci, yaptıkları kılıçları, kabzalarının metal kısmına isimlerini oyarak imzalamışlardır. Bu, bazı demircilerin, isimlerinin bugün bile bilinip, efsanevi bir statü kazanarak bir halk kahramanı haline gelmesine yol açmıştır. İşte bu noktada konunun Masamune’yle ilgili olduğu kısmına gelirsek; Masamune, meslektaşlarının bu yaptığını yapmamış ve kendi elinden çıkmış birçok kılıcı imzalamamıştır. (Fudo Masamune, Goro Nyudo Masamune tarafından imzalanmış nadir kılıçlardan biridir.) Bu da zamanında Masamune kılıcı olduğu bilinip; soylu aileler ve hanedanlıklar tarafından elden ele, nesilden nesile aktarılanlar hariç Masamune kılıçlarının tespitini zor hale getirmiştir. Fakat araştırmacılar ve tarihçiler zoru başararak, 150 yıldır ilk kez bir kılıcın, Masamune’nin bizzat kendisi tarafından yapılmış olduğunu doğruladılar.

Efsanevi Kılıcın Masamune'ye Ait Olduğu Doğrulandı

Geçen sene, biri, kendine ait mülkte bulduğu bir kılıcı değerini öğrenebilmek amacıyla Kyoto Ulusal Müzesi’ne getirdi. Tarihçi ve kılıç uzmanı Takeo Watanabe kılıç üzerinde aylarca araştırma yaparak, çalışarak en sonunda kılıcın Masamune’ye ait olduğu sonucuna ulaştı. Kılıcın bıçak tarafındaki eşsiz desenlerin karakteristik özelliklerinin, bu kılıcın Masamune tarafından dövüldüğünü ortaya çıkardığını söyleyen Watanabe; Shimazu Masamune olarak adlandırılan bu kılıcın, 1862 yılında 14. Tokugawa Şogunu Iemochi tarafından kendisinin Prenses Kazunomiya (Prenses Kazu olarak da bilinir.) ile evliliğinin bir işareti olarak imparatorluk ailesine verildiğini belirtiyor. Iemochi’nin imparatorluk ailesine böylesi bir şaheseri sunmasını, en derin minnettarlık ve saygı duygularının dile getirilişi olarak yorumluyor Watanabe.

KAYIP KILIÇ HONJO MASAMUNE

Masamune’ye ve kılıçlarına değinmişken, Masamune’nin elinden çıkmış efsanevi Honjo Masamune isimli kılıçtan bahsetmezsek olmaz.

Japonya, birçoğumuzun animelerden, mangalardan veya filmlerden aşina olduğumuz etkileyici bir geçmişe ve tarihe sahip olsa da sivil savaşların, devrimlerin ve işgallerin de ülkesi aynı zamanda. Tüm bu karışıklık dönemlerinde Japonya, benzer dönemlerden geçmiş ülkelerin de yaşadığı üzere kültürel miras sayılabilecek birçok eseri, hazineyi kaybetmiştir. Tıpkı 2. Dünya Savaşı sonrası kaybolan, belki de o güne kadar yapılmış en iyi Masamune kılıcı olan Honjo Masamune gibi.

250 yıl iktidarda kalmış Tokugawa Şogunları’nın tören kılcı olarak kullanılan kılıcın isminin, 16. yy’da yaşamış ve Masamune’yi bir kapışma esnasında hayatta kalmasının bir ödülü olarak kazanan General Honjo Shigenaga’dan geldiği söylenir. Tokugawa Hanedanlığı’nın çöküşünden sonra kılıç nesilden nesile 20.yy’a kadar aktarılmıştır ancak 2. Dünya Savaşı’nda bu aktarım son bulmuştur. 1945’te Japonya’nın teslim olmasından sonra Japonya’yı işgal eden General MacArthur’un emriyle Japon kılıçlarını da içeren tüm silahlar imha edilmek üzere toplanmıştır. Toplanan silahlar içerisinde değersiz, toplu üretim sayılabilecek kılıçların yanında Honjo Masamune gibi sanat eseri sayılan, aile yadigarı birçok kılıç da vardır. Tokugawa ailesinden 17. Tokugawa Şogunu, Tokugawa Iemasa, Honjo Masamune de dahil olmak üzere 15 kılıcı Tokyo’daki Mejiro Karakolu’na teslim etmiştir. Çavuş Coldy Bimore, kılıçları karakoldan teslim aldıktan sonra kılıçlarla birlikte ortadan kaybolmuştur. Bu kılıçların çoktan eritilmiş olduğunu düşünenler yanında birçok uzman, çavuşun bunları savaş hatırası olarak evine götürdüğü görüşünde. Ara sıra bazı antik kılıçlar ortaya çıksa da malesef Honjo Masamune’den hala bir iz yok. Umarız bir gün bulunur ve olması gereken yerde, Japonya’da bir müzede sergilenir.

MASAMUNE VE MURAMASA EFSANELERİ

Masamune’de olduğu gibi Muramasa ismiyle de çeşitli anime, manga ve oyunlarda karşılaşmak mümkün. Samurai Deeper Kyo’da Muramasa, Demon Eyes Kyo’nun taşıdığı Tenro isimli kılıcı ve Mibu Kyoshiro’nun kullandığı Shibien isimli kılıcı yapan kişidir. Bleach’i filler’ları atlamadan izleyenler ise Zanpakutou filler bölümlerinde, Kuchiki Kouga’nın kılıcı olarak Muramasa ile karşılaşırlar. League of Legends’da da eşya isimlerinde karşımıza çıkar Masamune ve Muramasa. Nasıl mı? Manamune isimli eşya Masamune’den; Muramana ise Muramasa’dan türetilmiştir.

Efsanevi Kılıcın Masamune'ye Ait Olduğu Doğrulandı

Anime, manga, oyun kısacası popüler kültürün birçok parçasında karşımıza çıkabilecek bu ikiliyle ilgili efsaneler de mevcut. Sengo Muramasa olarak da bilinen Muramasa da tıpkı Masamune gibi Japonya’nın en ünlü kılıç ustalarından biridir. 14.yy’dan 16.yy’a kadar süren Muromachi Dönemi’nde yaşadığı söylenir. Bazı rivayetlere göre Muramasa, Masamune’nin öğrencisidir; bazılarına göre ise mızrak yapımında usta, önemli Kyoto demircilerinden Heianjo Nagayoshi’nin öğrencisidir. Bazıları da aynı çağda yaşamış iki büyük rakip olduklarını söyler.

Muramasa işi kılıçların, bıçakların Tokugawa Hanedanlığı’na kötü şans getirdiği söylenir. Şöyle ki Şogun Ieyasu’nun büyükbabası Muramasa yapımı bir kılıçla öldürülmüş, babası ve kendisi Muramasa yapımı bıçaklar yüzünden ciddi şekilde yaralanmışlardır. En son eşi ve üvey oğlu da bu lanetli kılıçla idam edilmiştir. Bu yüzden Tokugawa Şogunluğu tarafından bu kılıcın taşınmasıyla alakalı çeşitli yasaklar getirilmiştir.

Efsanevi Kılıcın Masamune'ye Ait Olduğu Doğrulandı

Masamune kılıçları sadece güzellikleri ve kaliteleriyle ünlü değildir. Bu kılıçlar aynı zamanda barışsever, sakin, iç huzuru yakalamış samurayları tarif etmek için kullanılır. Muramasa’nın kılıçları ise olağanüstü keskinlikleriyle ünlüdür ve kana susamış, şeytani samurayları anlatmak için kullanılır. Tabii ki tariflerde, bu iki efsane demirci ve onların kılıçlarıyla ilgili anlatılagelen hikayelerin de parmağı vardır. Günümüze kadar ulaşmış birkaç hikayeden bahsedelim öyleyse;

  • Muramasa, ustası Masamune’yle kimin daha ince kılıcı yapacağına dair iddiaya girer. İkisi de yorulmak bilmeden çalışarak en ince kılıcı yapmaya uğraşırlar ve nihayet kılıçlarını tamamlarlar. Kimin kazandığını öğrenmek için ilk önce Muramasa, bir askı yardımıyla kılıcını bir derenin içine yerleştirir ve kılıcın keskin tarafını akıntıya karşı çevirir. Muramasa’nın kılıcı, derede akıp giden yaprakları, yüzen balıkları kısaca derede akıp giden ne varsa kesmiştir. Rüzgar bile ona doğru eserken gürültülü ıslık sesleri çıkarmıştır. Öğrencisinin bu çalışmasından oldukça etkilenen Masamune, kendi kılıcını da askı yardımıyla derenin içine yerleştirir ve sabırla beklemeye başlar. Masamune’nin kılıcı, Muramasa’nınkinin tersine üzerine gelen yaprakları kesmemiştir. Akıntıyla gelen balıklar Masamune’nin etrafından geçmişlerdir ve hava bile ona doğru eserken nazikçe fısıldayan sesler çıkarmıştır. Bunun sonucunda Muramasa ustasıyla dalga geçmeye başlar. Masamune ise sessizce kılıcını alır, kurular ve kılıfına koyar. Muramasa ise ustasının tüm bu kılıç yapma becerilerine rağmen neden bu iddiayı kaybettiğini merak etmektedir ve sürekli bunula ilgili sorular sorar ustasına. Bu sırada başından beri olanları izleyen bir keşiş gelir ve durumu açıklamaya başlar. “Dereye yerleştirilen ilk kılıç hesaplar göre en ince kılıç. Karşısına gelecek kim ya da ne olursa olsun ayırt etmeden kesebilecek, kana susamış bir  kılıç. Bu kılıç kelebekleri nasıl ikiye ayırabiliyorsa; kafaları da bedenlerinden ayırabilir. Dereye yerleştirilen ikinci kılıç ise ondan daha ince. Çünkü masum olanları, hak etmeyenleri gereksiz kesip biçmiyor.” diyerek iddiayı sonuçlandırmıştır.
  • Bir başka hikayeye göre de iki kılıç da nehirden geçen yaprakları güzelce kesmiştir ancak Muramasa’nın kestiği yapraklar Muramasa’ya yapışıp kalmış, Masamune’nin kestikleri ise kayıp gitmişlerdir. Bununla ilgili bir başka efsane de Muramasa’nın kestiklerini, Masamune’nin iyileştirdiği yönündedir.

Birkaç tanesine değindiğimiz bu hikayeler gösteriyor ki Masamune’nin kılıçları kutsal, Muramasa’nınkiler ise şaytani. Hatta hikayenin birinde bu kötü kılıçları yaptığı için Muramasa’nın öldürüldüğü söylenir.

Bu makaleyi sevdiniz mi?