Final Fantasy XV İnceleme

Final Fantasy XV PS4 İnceleme

Final Fantasy XV İnceleme

Tür: RPG

Çıkış Tarihi: 29.11.2016

Yapımcı: Square Enix

Yayıncı: Square Enix

Diğer Platformlar: Xbox One

 

Final Fantasy Versus XIII’ü ilk gördüğüm zamanı hiç unutmam. E3 2006’dan beri hayatımda en çok beklediğim oyun oldu. Zamanında PS3 Exclusive olarak duyurulan oyun PS4’ü de geçti PS4 Pro çıktıktan sonra anca piyasaya çıkabildi. Yaklaşık 11 yıl sürdü yapım süreci. Adı yıllar sonra Final Fantasy XV olarak değiştirildi ve Final Fantasy XIII’ten tamamen bağımsız bir hale geldi. İyi ki de bağımsız bir hale gelmişti çünkü 20 yıldır oynadığım serinin bana göre en kötü ve en çok hayal kırıklığı yaratan ana oyunlarından biriydi Final Fantasy XIII.

Final Fantasy XV için her şey şu ilk videoyla başlamıştı:

10 yıldan fazla olmasına rağmen bu hali hala mükemmel görünmüyor mu? Başında Final Fantasy serisinin eski karakter tasarımcılarından ve yapım ekibinin önemli isimlerinden (aynı zamanda Kingdom Hearts serisinin yaratıcısı ve yönetmeni) Tetsuya Nomura varken başladı oyunumuz. Versus XIII çok daha karanlık ve hikaye odaklı bir oyun olarak görünüyordu. Kingdom Hearts’ın yeni oyunlarıyla birlikte çok uzun süredir beklenen Final Fantasy VII Remake’in duyurulması ve yapımın Tetsuya Nomura’ya emanet edilmesi nedeniyle Final Fantasy XV’teki yönetmenlik koltuğuna Nomura’nın yardımcılığını yapan Hajime Tabata oturdu. Final Fantasy Type-0 oyununun yönetmeni Hajime Tabata ve ekibi oyunda çok büyük değişiklikler gerçekleştirdi ve nihayet bir sürü ertelemenin sonunda yapımı tamamlandı.

Final Fantasy XV yeni ve eski oyuncular için Square Enix’in efsanevi oyun serisinin en yeni üyesi ve daha önce hiçbir Final Fantasy oyununu oynamadıysanız bile direkt olarak başlayabileceğiniz bir oyun. Ancak oyuna başlamadan önce Kingsglaive: Final Fantasy XV filmini izlemenizde büyük yarar var. Yoksa krallığın başına gelenlerden pek haberiniz olmuyor. Ne de olsa filmde gösterildi diye oyunda bunlara pek değinilmemiş. Kim bilir, belki de o sahnelerin çoğu ilk başta oyunun içerisinde düşünülüyordu, sonradan filme karar verdiler.

Aslında Final Fantasy XV’in hikayesinde genel olarak yüzeysel kalan çok fazla şey var. Bu da derin hikayesiyle ün yapmış olan seriye yakışmayan bir özellik. Oyunun yapımının bu kadar uzun sürmesi, ekibinin değişmesi bunda muhakkak etkili olmuştur. Hajime Tabata da okurlardan geri bildirimleri aldıklarını, ileride gelecek olan yama ile oynanıştaki geliştirmelerin yanında daha detaylı hikaye anlatımı, yeni ara sahneler, bazı karakterlerin amaçlarının daha belirgin gösterilmesi gibi çok önemli eklemeler yapacaklarını belirtti. Tabii keşke en başta yapılsaymış ama yine de hatalarını fark edip geliştiriyor olmaları güzel. Birçok oyunda bunu göremiyoruz.

Tahtın varisi Noctis Lucis Caelum‘i yönetebildiğimiz oyunda ana takım arkadaşlarımız Prompto Argentum, Ignis Scientia ve Gladiolus Amicitia. Ana partinin üyelerinde hiçbir kadın olmadığı için kimileri çok eleştirmişti. Bence serideki en iyi takım arkadaşları olmuş bu elemanlar. Küçüklükten beri birbirlerine sımsıkı bağlılar, onlar arkadaştan öte, birbirinin kardeşi, canı gibiler. Bu özellik oyuna çok güzel yansıtılmış. Hani arkadaşlıkları görüp de imrendiğiniz bazı animeler vardır. Final Fantasy XV de öyle bir durum yaratmış. Karakterlerin geçmişlerini ve nasıl birbirleriyle tanıştıklarını görmek için 5 bölümlük Brotherhood: Final Fantasy XV anime serisini izlemenizi tavsiye ederim.

Birbirleriyle olan bağlarının yanı sıra kendi karakteristik özellikleri de iyi yansıtılmış karakterlerin. Prompto fotoğraf çekmeye bayılan, Chocobo sürmekten zevk alan ekibin çapkın elemanı. Normalde fotoğraf çekmek gibi bir özelliği oyunlarda pek umursamam ama Final Fantasy XV’in büyüleyici dünyasında fotoğrafı çekilesi o kadar harika yer var ki… Birer hatıra olmasının yanı sıra karakterler fotoğraflara bakıp nasıl çıktıklarıyla ve birbirleriyle ilgili yorumlar da yapıyorlar. Oyundaki binlerce güzel ufak detaydan sadece biri bu. Ekip biraz fazla neşeli; hatta gereğinden fazla. Spoiler vermeyeceğim ama büyük felaketler başlarına geliyor bizimkiler fotoğraf çektirmeyi, poz vermeyi ya da tıkınmayı düşünüyor genelde. Üzüntüleri de çok kısa sürüyor. Alışmışlar herhalde felakete, biraz garip gelmedi değil. Bazen Prompto arabayla bir yerden bir yere giderken o kadar çok fotoğraf çektirelim diye tutturuyor ki acil bir işiniz varsa onu arabadan atasanız gelebilir. Ama sevimli kerata! Japonca seslendirmesi de pek sevimli olmuş. Fairy Tail’daki Natsu’nun seiyuusu Kakihara Tetsuya bence Prompto ile hem kendisinin en iyi performansınını, hem de Final Fantasy XV’in en iyi performansını sergilemiş. Ignis’i seslendiren ünlü seiyuu Mamoru Miyano olurken, Gladiolus; Miyake Kenta (All Might – Boku no Hero Academia) ve ana karakterimiz Noctis; Suzuki Tatsuhisa (Takao – Kuroko no Basket) tarafından seslendirilmiş. Biraz bile animelere aşina olan birinin kesinlikle Japonca seslendirmeyi seçmesini tavsiye ederim. Kingsglaive’in İngilizce dublajı gayet güzeldi ancak oyunu için aynı performansı gösterdiğini söylemek zor.

Final Fantasy XV İnceleme

Noctis’in vereceği cevapların pek çoğu oyuncuya bırakılmış. Diyalogların çoğunda bir seçim şansı sunuluyor. Gidişatı pek etkileyen şeyler değil genelde ama böylece isterseniz daha nazik, arkadaşlarını kırmayan bir prens olabiliyor. Noctis’in en büyük hobisi balık tutmak. Görevlerde de karşılaşacağınız bir mini oyunu var. Pek eğlenceli bulduğumu söyleyemem ama duruma göre iyi ödüller elde etmek mümkün. Gladiolus hayatınızı rahatlıkla emanet edebileceğiniz bir muhafız. Noctis’i korumak adına gözlerindeki alevi bile fark edebiliyorsunuz. Ignis ise akıl hocası ve arabayı sürme konusunda ekip ona güveniyor. Bunun dışında en büyük özelliği yeni tarifler öğrenerek yemekler hazırlamaktan keyif alıyor. Hiçbir oyunda bu kadar detaylı yemekler görmemiştim. Yemekler karakterlerin güçlerini önemli derecede etkileyebiliyorlar. Oyundaki yemekler özel aşçılar tarafından gerçekte hazırlanmış. Eğer ilginizi çekerse yapım ekibinin bu konudaki videolarını internet ortamında bulabilirsiniz.

Final Fantasy XV’in öyle bir dünyası var ki tek kelimeyle muhteşem. Bunca yıldır verilen emek kendini belli ediyor. Doğa harikası manzaları, mükemmel grafikleri, görkemli yapılar, karakter ve yaratık modellemeleri her şey dört dörtlük. Rengarenk hiç çıkmak istemeyeceğiniz bir dünya yaratmayı başarmışlar. Tırmanılacak devasa dağlar, orijinal zindanlar, yer altı, yer üstü derken etkilenmemek mümkün değil. Şu dünyayı bırakıp dışarı çıkasım bile gelmiyor sevgili okur. PS4 Pro’da yüksek çözünürlükte harika görünürken çözünürlük ayarını düşürdüğünüzde öyle kötü görüneceğini de sanmayın. Birçok yerde yakın kalite sunabilmiş. Hatta bazı yerlerde çok dikkat etmezseniz farkı görmeniz biraz zor olabilir. Yüksek çözünürlükte oynanışı etkileyecek FPS problemleri bulunmuyor. Downgrade etmeden bunu başarmaları inanılmaz. Hatta downgrade değil, grafikleri upgrade etmişler! Önceki gösterdiklerinden daha güzel görünüyor son sürüm yüksek çözünürlükte. Genelde diğer firmalar tam tersini yapar. Oyun çıkmadan harika grafikler gösterip çıktığında epey bir downgrade görürüz oyunlarda. Tebrikler Square Enix’e. Oyunumuz yüksek çözünürlük ayarında genellike 30 FPS değerlerinde. Düşük çözünürlükte ise biraz daha üstünde ancak yeni gelecek yama ile birlikte düşük çözünürlüğün 60 FPS’ye çıkarılacağı açıklandı. Yine de PS4 Pro sahipleri yüksek çözünürlükte 30 FPS oynamayı tercih edebilirler çünkü oyun böyle de yeterince akıcı oynanıyor ve en kaliteli görüntüyü veriyor. Yaratıkların tüylerine kadar tüm detaylar çok güzel yansıtılmış. Kaplama kalitesi, rakamlar ve teknik detaylara bakmazsak Final Fantasy XV muhteşem dünyası, renkleri ve tasarımlarıyla şimdiye kadar çıkan tüm oyunlar arasında en güzel görünen oyunlarından biri.

Final Fantasy XV İnceleme

*2. sayfada devam ediyor.

Bu içeriğe puanınız?
Bu makaleyi sevdiniz mi?