Bleach 682 İnceleme

Bleach Manga 682. Bölüm İncelemesi

Bleach sona yaklaşırken eteğindeki taşları hızlıca ortaya dökmeye devam ediyor.  Belki de en ağır taş olan Aizen-sama, Fullbringer’lardan sonra bu bölümde öne sürülüyor. Çok kısa bir süre sonra manganın sonlanacağını bilmenin verdiği hüzün ve kızgınlık olsa da üzerimde, Aizen-sama’nın tüm ihtişamıyla Yhwach’ın karşısına dikilmesi tüm aceleciliğe rağmen heyecanlanmama sebep oldu. Ancak sonrasında ışık hızıyla aklıma gelen “Bu durum Aizen-sama’nın aynı hızla harcanağı anlamına da gelir mi?” sorusu bir anda keyfimi kaçırmaya yetti doğrusu.

Bleach 682 İncelemeBölüm daha ikinci sayfada, tüm ihtişamı ve öz güveniyle Aizen-sama’yı hem bizlerle hem de Yhwach’la karşılaştırıyor. Aizen-sama’nın Soul Society üzerinde hala birtakım emellere sahip olduğunu ise “Benim Soul Society’m” ifadesinden kolaylıkla anlayabiliyoruz. Ancak bölümün olayları bizlere sunmada tercih ettiği sırayı izleyerek devam edersem, bu noktada, bu ikiliyi biraz kendi haline bırakmak ve Ishida tarafına dönmek durumundayım.

Bleach 682 İncelemeBu tarafta, Soul Society’de gözüktükleri andan itibaren hep Uryuu’ya yardım edeceklerini düşündüğüm Kurosaki Isshin ile Ishida Ryuuken, fiili bir şekilde olmasa da yine de Uryuu’ya yardım etmeye geldiklerini gösteriyorlar. Uryuu vasıtasıyla daha önce öğrenmiş olduğumuz, Ryuuken’in annesi üzerinde yapmış olduğu uzun otopsinin nedenini de burada öğrenmiş oluyoruz. Buna göre Yhwach tarafından “Auswahlen” uygulanan Quincy’lerin kalplerinde bir gümüş pıhtı oluşuyormuş. Ryuuken ise bu gümüş pıhtılardan birçoğunu toplamayı başarmış ve bunlardan,  Uryuu’yu arama sebepleri olan bir ok başı yapmış. Bu ok başını özellikle Uryuu’ya ulaştırmaya çalışmalarının sebebi yanında okun ne gibi bir işlevi olduğu ve Yhwach karşısında nasıl işe yarayacağı merak konusu olsa da bu hızla bir iki bölüme zaten açıklanacağı kanaatindeyim.

Bleach 682 İncelemeSonrasında ise Bleach’in bana göre muhteşem ikilisi denilebilecek Renji ve Ichigo’ya geçiyoruz. Yhwach tarafından açılmış olan geçitte ilerleyen ikiliden Ichigo’nun oldukça güçten düştüğü göze çarpıyor. Buna rağmen Renji’nin Ichigo’yu pataklayıp kendine getirmeye çalışması ise özlenen hareketlerden.

Bleach 682 İncelemeRenji burada, bugüne kadar her şeye rağmen neden Ichigo’nun arkasında olduğunu ve onu desteklediğini anlatmaya başlıyor ki bunun nedeni zaten açık: Rukia. Kendi anlayışszılığı yüzünden – bana göre tabii – Rukia ile arasına giren mesafelerin Ichigo sayesinde kapandığını söyleyen Renji, gerekirse Ichigo’yu sırtında bile taşıyacağını söyleyerek veriyor gazı.

Bleach 682 İncelemeBunun sonrasında tekrar diğer muhteşem ikiliye dönüş yapıyoruz. Geçen sayıda “Daha Aizen yerinden bile kalkamadı.” sözüme cevap veriliyormuş gibi Aizen bir anda ayağa kalkıveriyor bu kısımda. O.o Ichigo ile yaptıkları karşılaşmaları ortaya atarak birbirlerine iğneleyici sözler söyleyen ikiliden Aizen-sama, Yhwach’a teşekkür etmeyi de ihmal etmiyor sandalye mahkumiyetini sona erdirdiğinden dolayı.

Bleach 682 İncelemeŞimdi burada bana göre çok da açık olmayan bir nokta var ki bu da Aizen’in bu sandalye mahkumiyetinin nasıl sona erdiği. Şöyle ki bir patlama oluyor ve Aizen ayakları üzerinde gözüküveriyor. Daha önce Yhwach, Ruh Kralı’nı özümserken bir sürü küçük yaratık Soul Society’nin üzerine yağmıştı ki hepimiz sevinmiştik acaba Aizen’in sandalyesi kırılır mı diye. O vakitten sonra da Aizen’in yüzünü gören cennetlikti zaten. Benim anladığım kadarıyla daha o zamandan bu sandalye zarar görmüştü ancak Aizen, ayağa kalkmak için bu zamanı bekledi. Yoksa Yhwach’tan bu sandalye mahkumiyetini sona erdirecek bir hareket bu sayıda göremedim ben.

Bleach 682 İncelemeYhwach’la mücadele edeceği sinyalini veren Aizen’e karşı Yhwach “Hayırdır, Soul Society için mi karşımda duracaksın?” gibisinden sözler sarf etse de Aizen-sama durumun bununla alakalı olmadığını, amacının kendisine hükmetmek veya kendisini kontrol etmek isteyen herkesi yok etmek olduğunu belirtiyor. Sonrasında ise Yhwach’ın arkasında bodoslama saldırılarıyla ünlü muhteşem ikili Ichigo ve Renji görülüyor. Ancak burada işler yine Ichigo için yolunda gitmiyor. Zira Yhwach, tüm bunları da gördüğünü, tekrar kırabilmek adına kılıcını onaracağını bile gördüğünü söylüyor ve tabii ki Ichigo’nun kılıcı yeniden kırılıyor. O.o Onu tamamen şu anda yok etmeyi planladığını söyleyen Yhwach, yine de Ichigo’nun iyi bir talihe sahip olmasının kendisinin hayrına olmadığını sezdirerek bölümü noktalıyor.

Bleach 682 İncelemeTemponun artık hiç düşmeyeceği bu bölümle iyice ortaya konuyor. Öyle ki bir dahaki sayıda bir yerlerden çıkıp “Bankai” diye haykırarak Hirako ortaya çıkarsa hiç şaşırmayacağım. Ichigo’nun kılıcının tekrar kırılması normal bir durum açıkçası. Buna hiçbir önlem almayarak tekrar Yhwach’ın karşısına çıkarlarken ne düşünüyorlardı acaba? Tabii çanta gibi Tsukishima ve Inoue’yi de yanlarında taşıyamazlardı ki karşı karşıya geldiklerinde Tsukishima’nın Yhwach’a karşı bir şansı olmadığı da ortada. Akıllıca bir hareketin böyle sonuçlanması kötü bir durum hakikaten.

Bleach 682 İnceleme Ichigo ne yaparsa yapsın şu an için o kılıcın kaderi hep kırılmak. Burada devreye bir şekilde Uryuu’nun oku girecektir diye düşünüyorum ya da en azından oktan önce Uryuu olaya dahil olacaktır ve belki de bu şekilde bizler bir geriye dönüşle bazı şeyler hakkında bilgi sahibi olacağız. Uryuu’nun okunun önemli bir yere sahip olacağı ortada olsa da en nihayetinde Yhwach’ın işini bitiren bana göre Ichigo olacaktır nasıl yapacağını şu an için bilemesem de. İşte tam da bu nedenle en başta bahsettiğim Aizen’in harcanmasından çok korkuyorum. Aizen’in Yhwach’la mücadele ederken; Ichigo, Renji ve belki Uryuu da Aizen’e yardım edebilir. Açıkçası şu durumda Yhwach’la karşılaşacak durumda olan iki kişi var gibi duruyor Ichigo bir güç patlaması falan yaşamazsa. Bunlardan biri Aizen, diğeri ise Uryuu. Kimsenin Ichigo için harcanmaması durumunda hep birlikte bu düşmanı alt edebilirler ki en doğrusu bu gözüküyor çünkü kimse bu adamı tek başına yenecek yeteneğe ve yeterliliğe sahip değil şu an için bana göre. Ancak Aizen’in taraf tutmadığı da ortada. Hala düşman olarak görüldüğünü ve kendisinin de diğerlerini düşman olarak gördüğünü varsayarsak olaylar çok değişik bir seyir de kazanabilir. Olaylara Aizen’in dahil olması gerçekten birçok bilinmezi de beraberinde getiriyor. Bu kadar mükemmel, bu kadar sevilen bir düşman ortaya koyabilmek gerçekten saygı duyulası. Umarım Aizen bu konumunu manganın sonuna kadar koruyabilir.

Haftaya bir ihtimal inceleme yazısı hazırlayamayabilirim sınavım sebebiyle. Ancak ondan sonrasında görüşmek üzere. ^^

Bu makaleyi sevdiniz mi?