Battery

Sıcak Sıcak

Battery

Battery Anime

İsim: Battery, バッテリー

Tür: Dram, Günlük Hayat, Spor

Yayınlanma Tarihi: 15.07.2016

Kaynak: Roman (Asano Atsuko)

Yönetmen & Senarist: Mochizuki Tomomi

Başlıca Seiyuular: Uchiyama Kouki (Harada Takumi), Hatanaka Tasuku (Kagakura Gou), Fujimaki Yui (Harada Seiha)

Firma/Stüdyo: Zero-G

Müzik: Senju Akira

Açılış: Itsuka no Jibun (いつかの自分) – anderlust

Kapanış: Ashita, Haru ga Kitara (明日、春が来たら) – anderlust

Temmuz ayının sonuna yaklaşmamızla birlikte, oldukça yoğun olduğum şu dönemdeki kısıtlı zamanıma çok sayıda yeni seriyle meydan okuyan yaz sezonunun telaşı bir nebze olsun dindi. Ben de Orange ve 91 Days ardından son bir seriyle karşınızdayım.  Ayın 15’inde yayımlanan ilk bölümüyle yeni sezona ait Sıcak Sıcak yazılarımın kapanışını yapacağım Battery, izlemek için sabırsızlandığım yaz serilerinin arasında önemli bir yere sahip aslında. Elbette ki listesinde spor animeleri için her daim sınırsız kontenjan bulunduran bir anime sever olmamın bu düşünceme etkisi büyük ama emin olun Battery’yi gözümde bu ay biz izleyicilerle buluşacak diğer spor animelerinden de ayıran başka pek çok sebep var.

Battery Anime

İlk olarak, Battery ve sezonun diğer spor türündeki animeleri arasında kesin çizgiler çekmek mümkün. Bir kere, spor animesi dediğimizde pek çoğumuzun kafasında beliren shounen türünün genel özellikleri, Battery’nin sakin dünyası için fazla coşkulu kaçıyor.  Bunu en kolay şekilde bu geçen hafta üçüncü bölümü yayımlanan Days’e bakarak söyleyebiliriz ki Days, takip edenlerin de fark edebileceği üzere gerçekten de tipik bir shounen-spor hibriti. Peki bu Battery için bir dezavataj mı? Bence kesinlikle değil çünkü Days’de kapılıp gittiğimiz shounen ruhu, türün izleyiciye asıl aktarmak istediğiyken; Battery’de ön planda olan ise daha bölümün daha ilk dakikalarında fark edilen dinginlik.  Bu noktada sezondan bir diğer spor animesine geçip Brain’s Base’den Cheer Danshi!!’ye gelelim. Cheer Danshi!! benim için sezonun en heyecan verici animesi değil ne yazık ki. Serinin, ana karakterlerini günümüzün spor animesi trendinin aksine bishounenlerden seçmeyerek kartlarını belli bir kesimin üzerine oynamamasına hayret etsem de tıpkı yakın zamanda yayımlanan Prince of Stride gibi Cheer Danshi!!’yi de yansıtılmak istenen duyguyu çok da iyi yansıtamadığına inandığımdan ötürü biraz yapay buldum ve işte tam da bu yapaylık, Cheer Danshi!! ile Battery arasındaki temel farkı oluşturuyor .

Hem yönetmen hem senarist koltuğunda oturan Mochizuki Tomomi, Battery kadrosuna katıldığı duyurulduğu andan itibaren takdirle karşılanmış bir isim ve gerek ölçülü tarzıyla, gerek de animede duruluğun değerini bilmesiyle hayranlarının yüreğine şimdiden su serpiyor. Seri, tıpkı Asano Atsuko’nun bir diğer roman serisinden uyarlanan No. 6’ gibi Noitamina yayın kuşağında yayımlanıyor ve bu da üzerinde ayrıca durmaya değer bir özellik bence. Noitamina yıllar yılı bünyesinde yer verdiği seriler sayesinde gösterişten uzak, belki biraz da olgun dram dendiğinde akıllarda yer edecek bir imaj oluşturdu kendisine; haliyle ilk bölümün ardından izleyicilerine bu konuda beklediklerini alacaklarını düşünüyorum.  Tabii bu durum “Ee, ama ben spor animesi izleyecektim.” diyenlerin canını sıkabilir çünkü Battery’nin saf spor serisi olmadığı aşikar. Zaten ana karakterlerle ve onların kişilikleriyle bizleri tanıştıran ilk bölüm de pek çok defa bunun sinyalini veriyor.

 

Battery Anime

 
Battery, ailesiyle birlikte nedenini henüz bilmediğimiz şekilde Okayama’nın kırsal bir bölgesinde yaşayan dedesinin yanına taşınan Harada Takumi’nin hikayesi. Ortaokula yeni başlayacak olan Takumi, beyzbol konusundaki yeteneğine oldukça güveniyor ve bunu saklamaya çalışacak kadar mütevazı değil. Yeni başlayacağı okulunun çok da başarılı olmayan takımında sahip olduğu bu büyük yeteneği sergileyip, insanların “Onun sayesinde kazandık.” dediğini duymak istiyor açık açık. Yetenekli olmasına rağmen yaptığı işten keyif almayı unutmuş ve bir sebeple içinde daha çok hırsa yer bırakmış gibi duruyor Takumi. Daha ortaokula bile gitmeyen bir karakter için biraz fazla ciddi kaçan bir yorum farkındayım ama Takumi ile tanıştığınızda bu yorumdan ufacık da olsa bir parçanın doğruluğunu kabul edeceksiniz eminim. Sonuç  olarak, ana karakterimiz Days’in naif ana karakteri Tsukushi’den farklı olarak hemen ısınabileceğimiz bir karakter değil. Hatta biraz kendini beğenmiş, biraz inatçı, biraz da huysuz. Taşındıkları gibi çıktığı koşuda onu daha önce katıldıkları bir turnuvadan tanıyan ve yeteneğine içten şekilde övgüler yağdıran Gou’ya eğer isterse onun için birkaç atış yapabileceğini söylerken de kendine güveni her zamanki gibi yüksek. Beyzbolda tutucu pozisyonunda oynayan Gou ise bu teklif karşısında oldukça seviniyor, çünkü Gou Takumi ile Battery (beyzbolda atıcı-tutucu ikilisine verilen isim) oluşturmalarının neredeyse kaderlerinde olduğuna inanıyor. Tabii bu karakterlerimiz her zaman iyi anlaşacaklar demek değil. Gou bölüm boyunca ne kadar neşeli, cana yakın ve nazik olduğunu izleyicilere gösterse de gerekli durumlarda tepkisini koymaktan çekinmiyor ve lafını esirgemiyor, daha da güzeli kin tutmuyor. Çatışan bu kişiliklerine rağmen ikilinin bu süreçte gelişeceğini tahmin ettiğim dostluklarıyla nasıl bir battery oluşturacakları ise benim için şimdiden merak konusu.

Asano Atsuko’nun No. 6 eserinde shounen ai etkisinin hakim olduğu göz önüne alınırsa Battery’de de bu yönde bir gelişme görülüp görülmeyeceği kafalarda soru işareti oluşturabilir. Kitap serisinin hikayesine ilişkin herhangi bir bilgiye sahip olmadığımdan bu sorulara ben de şimdilik cevap veremiyorum. İlk bölüm adına konuşacak olursam, izlediğim yirmi dakika içerisinde bu yönde bir işaret almadım; ayrıca şu noktada sadece bir bölüm ile verebileceğim yanıtların ne kadarının geçerli olacağını da az çok tahmin edersiniz. Bir de zaten animede böyle bir tema olması, seriyi izlerken alacağım keyfi de etkilemediğinden konunun çok da üzerinde durmuyorum doğrusu.

Seride Takumi’nin kendine çizeceği yolu etkileyen iki diğer karakterden de bahsetmeden geçmeyeyim. Bunlardan ilki Takumi’nin sevimli mi sevimli küçük kardeşi Seiha. Bölüm içinde geçen diyaloglardan anladığımız üzere Seiha çok güçlü kuvvetli bir çocuk değil, bu sebeple özellikle anneleri Seiha’nın üzerine daha bir titriyor. Ağabeyi Takumi’yi örnek alan ve onun gibi beyzbol oynamak, hatta kendi deyimiyle onu “yenmek” isteyen Seiha ise ailede Takumi’yi gerçekten tanıyan ve anlayan tek insan. İlk bölüm itibariyle Takumi’nin de kardeşinin sağlığı konusunda oldukça hassas olduğu gözlemini yapmamak elde değil; özellikle her zaman nazik davrandığı Seiha, ona beyzbol hayalinden bahsettiğinde sert bir şekilde kestirip atması, hatta aynı müdahaleyi dedesine de yapması bunun göstergesi olabilir. İkinci önemli yan karakterimiz ise az önce bahsettiğim üzere Takumi’nin dedesi. Bölüm boyunca Takumi’nin kendini beyzbol konusunda ünlü olan dedesine kanıtlamaya çalıştığı izlenimine kapıldım sık sık.  Karşılığında dedesi ona, Seiha ve Gou hakkındaki olumlu görüşünü söylediğinde ise havada ufak bir kıskançlık hissettim. Bu sebeple Seiha’nın zayıf olmasına rağmen beyzbolda umut vaadeden bir potansiyel sergilemesi Takumi’yi kardeşine sert çıkmaya itmiş olabilir. Bir türlü duymak istediği şeyleri söylemeyen dedesi konusunda da içine attığı farklı düşünceleri olduğu sonucuna vardığım Takumi’nin anne babasıyla da çözmesi gereken meseleleri olduğu ortada.


Battery Anime Battery Anime
Battery Anime Battery Anime
Battery Anime Battery Anime
Battery Anime Battery Anime
Battery Anime Battery Anime

 
Battery, hikayesini anlatırken abartı yerine duruluktan yana olduğunu kanıtlayan bir seri ve bunu diğer yönleriyle de doğruluyor. 2011 yılında kurulmuş, haliyle yeni diyebileceğimiz stüdyo Zero-G‘nun elinden çıkan animasyonlar doğal renk seçimleriyle tıpkı serinin kendisi gibi alçak gönüllü ve yalın. Bu yanlış bir izlenim oluşturmamalı zira karakterler ve arka planlar izleyicileri tatmin edecek kadar detaylı ve hoş şekilde tasarlanmış. Söylemeden geçemeyeceğim bir diğer nokta ise Battery’nin atmosferiyle bana nereden olduğunu anlamadığım şekilde nostaljik gelmesi. Bunun sebebi animasyonlar mı, hikaye mi bilmiyorum ama yazar arkadaşım Vanilla ile de oturup konuşmamıza rağmen kendi adıma tatmin edici bir cevaba ulaşamadım. Her bölümde bu soruya takılmamayı ve sezon boyunca bu yönde de bir sonuca varabilmeyi diliyorum bu sebeple.

Serinin müzikleri bundan önce Fullmetal Alchemist: Brotherhood‘un müziklerini ortaya koymuş Senju Akira‘dan ancak enteresan şekilde bu bölümde müzik oldukça seyrek aralıklarla kullanılmıştı haliyle değerlendirme yapma fırsatına çok da sahip olamadım. Açılış ve kapanış şarkılarının ikisi de anderlust isimli iki kişilik ekibin imzasına sahip ve dinlediğim anda ikisi için de animeye daha güzel yakışamazmış diye geçirdim içimden.

Battery Anime

Takumi’nin seiyuusu Uchiyama Kouki, geçmişte görev aldığı animelere bakıldığında ekibin en tecrübeli isimlerinden ve kendisine Gou karakterine ses veren Koutetsujou no Kabaneri‘nin Ikoma’sı Hatanaka Tasuku eşlik ediyor. Seiha’nın seiyusuu Fujimaki Yui ise Amaama to Inazuma‘da Tsumugi’yi seslendiren 11 yaşındaki Endou Rina gibi bir çocuk seiyuu ve Barakamon ardından çocuk karakterlere çocuk seiyuuların eşlik etmesi fikrine olumlu yaklaştığım için kendisini de oldukça başarılı buldum.

İşte, benim de ilk bölüm ardından Battery ile ilgili görüşlerim bunlar. Seri, spor yoğunluğu konusunda yüksek beklenti içinde olanları hayal kırıklığına uğratabilir; karakterlerin psikolojisinde derine inme fikrini ve bu yönde değerini arttıracak dramı sıkıcı bulacaklar da çıkabilir. Bunlara rağmen Battery’nin suni dramadan uzak, sakin doğasından hoşlandıysanız siz de yazınızı benim gibi Battery ile geçireceksiniz demektir.

https://www.youtube.com/watch?v=wC9sH49Evmg

Battery Anime

Bu makaleyi sevdiniz mi?